Tip 2 Diabetes Mellitus Tedavisinde Yeni İlaçlar
Bilim adamları yaklaşık 30 yıldır besinlerin alımından sonra barsaklardan salgılanan hormonların insülin salgısını uyarması üzerinde araştırmalarını sürdürmektedirler. Barsakların Etkisi Hormonlar vücudumuzun yürüttüğü işlevlerin kontrolünü sağlayan maddelerdir. Metabolizmayı (gıdaların yakılması ve gıda artıklarının atılması), üremeyi, büyüme ve gelişmeyi kontrol ederler. Hormonlar ayrıca çevremizde olanlara vücudumuzun verdiği tepkileri denetleyerek hayati işlevlerini yerine getirebilmesi için gerekli olan uygun miktarda enerji ve gıdayı sağlar. Vucudumuzda hormon üreten organlar denince aklımıza tiroid bezi, paratiroid bezi, pankreas, yumurtalıklar/testisler, böbrek üstü bezleri (adrenal bez), hipofiz bezi ve hipotalamus gelir. Bu organların yanısıra mideden kalın barsağımızın sonuna kadar bütün sindirim sisteminin çeşitli hormonlar ürettiğini ve bu mide-barsak sisteminden salgılanan hormonların sindirim, kan şekeri seviyeleri, iştah ve kilo ile ilgili bir çok etkileri olduğunu biliyor muydunuz? Diyabet ile uğraşan bilim adamları yaklaşık 30 yıldır özellikle besinlerin alımından sonra barsaklardan salgılanan bazı hormonların insülin salgısını uyarması üzerinde yoğun olarak araştırmalarını sürdürmektedirler. Bu araştırmaların sonucunda S.Bloom ve arkadaşları barsaklardan salgılanan Glukagona benzeyen bir peptidin (GLP-1) glukoz ile uyarılan insülin salgısını arttırdığını 1987 yılında ortaya koymuşlardı. Bu ilerleme diyabet tedavisinde yeni seçenekler arayan bilim adamları için önemli bir basamak oldu. İnkretin denilen barsaklardan yenilen yemeğe cevap olarak üretilen GLP-1 adı verilen bu yeni bulunan hormon yemek sonrası kan şekeri yükselmesini insülin salgısını arttırarak ve midenin boşalmasını geciktirerek engelliyordu. GLP-1 in sürekli damar içine infüzyonla verildiği tip 2 diyabetli hastalarda hem açlık kan şekerini hem de tokluk kan şekerini düşürdüğü yapılan araştırmalarda ortaya konmuştu. Ancak diyabet tedavisinde yeni bir seçenek olabilecek bu yeni hormon etki süresinin çok kısa olması ve bu nedenle etkisini gösterebilmek için sürekli kan dolaşımına veya cilt altına verilmesi gerektiği için yaygın kullanıma giremedi. GLP-1 in tip 2 diyabet tedavisindeki yararlı etkilerini kullanmak isteyen bilim adamları etki süresini uzatmak için çeşitli yollar aramaya başladılar. 
Bu dönemde sürüngenler üzerinde yapılan araştırmalarda GLP-1 e benzer bazı peptidler bulunduysa da Gila monster adı verilen güneybatı Amerikada yaşayan zehirli bir kertenkelenin tükürüğünde GLP-1in bağlandığı reseptörlere (reseptör=hormonların etkilerini gösterebilmek için hücre üzerinde bağlandıkları bölgeler) bağlanan bir madde keşfettiler. Exendin-IV adı verilen bu madde GLP-1 gibi insülin salgısı ve mide boşalması üzerine şeker hastaları için yararlı etkileri olabilecek tüm etkilere yol açıyor ancak etkisi çok kısa süren GLP-1 in aksine bu maddenin etkisi daha uzun sürüyor ve günde iki kez ciltaltına uygulanması yeterli oluyor. Amylin Pharmaceuticals, Inc ve Eli Lilly and Co. İlaç şirketleri Exendin-IV? ü laboratuarda sentetik olarak üretmeyi başarmışlar ve bu sentetik maddeye EXANATİDE adını vermişlerdir. Exanatide?ın Tip 2 diabetes mellitus tedavisindeki etkileri yapılan araştırmalarla ortaya konuştur. Bu araştırmalarda sülfonilüre veya metformin veya herikisini kullanırken kan şekeri kontrol edilemeyen tip 2 diyabetli hastalarda günde iki kez exanatide enjeksiyonu 30 haftanın sonunda HbA1C değerini yaklaşık % 1 oranında azaltmış ve hastaların da kullandıkları tedaviye göre 1.6 ? 2.8 kg zayıflamalarını sağlamıştır. Bu ilaç Nisan 2005 tarihinde Amerikan Gıda ve İlaç Dairesinden (FDA) onay alarak BYETTA adıyla piyasaya çıkarılarak kullanılmaya başlanmıştır. GLP-1 in kısa süren etkisini uzatmak için yürütülen yoğun bilimsel çalışmalar neticesinde GLP-1?in yapısında küçük değişiklikler yaparak ve albumin denilen kanda dolaşan bir tür proteine bağlayarak etki süresi uzatılmıştır. LIRAGLUTIDE adı verilen bu yeni sentetik GLP-1 yaklaşık 24 saat etki ediyor. Liraglutide ile ilgili yapılan araştırmalar sürse de erken sonuçlar ümit verici. Tip 2 diyabet tedavisinde bir veya iki ilaçla kan şekeri kontrolü sağlanamayan hastalarda iyi kan şekeri hedeflerine ulaşmada artık elimizde yeni bir ilaç grubu daha var. İlerleyen haftalarda tip 2 diyabet tedavisinde üzerinde çalışılan diğer ilaç gruplarından da bahsedeceğim. Normoglisemik sağlıklı günlere... 30 Ekim 2006 Bu haber 1745 kere okunmuştur. Yazan: Dr. Oğuzhan Deyneli |